Etiketler


Haziran, 2009 İçin Arşiv

Anagen Saç Dökülmesi (Anagen Effluvium)

Salı, Haziran 30th, 2009

Difüz ve saçlı derinin tümünü tutan akut saç kaybı (günler ve haftalar içinde) şeklindedir. Dökülen kılların anagen oranı çok yüksektir. Telogen kılların aksine anagen kılların proksimal ucu pigmante ve ince, kıvrıktır. En çok kemoterapi ve iyonize radyasyon tedavisini takiben oluşur. Ayrıca kolşisin ve intoksikasyonlar (civa, arsenik, bakır, talyum) da sebep olur. Distrofik anagen saç kemoterapi sonrası veya zehirlenmelerde görülür.

Telogen Saç Kaybı (Telogen Effuluvium )

Salı, Haziran 30th, 2009

Saç , Telogen Saç Kaybı (Telogen Effuluvium ) , SAÇ HASTALIKLARI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ , SAÇKIRAN , MANTARTelogen effluvium, normal telogen safhadaki saçların dökülmesindeki artmadır. Özellikle kadınlarda olmak üzere her yaşta görülür. Klinik olarak; taramakla, banyo sırasında, hafif çekmekle kolay dökülen saçlar sonucu difüz bir seyrelme söz konusudur. Saçlı deri normaldir. Normalde saç kıllarının %80-90’ı anagen, %10-20’si telogen safhadadır. Telogen effluviumda ise hafif çekme ile ele gelen kılların %25’den fazlası telogen safhadadır. Normalde günde 50-100 telogen saç kaybı olur. Telogen kıllarının proksimal uçları çomak şeklinde ve depigmantedir. Telogen saç kaybı etkenden 2-3 ay sonra başlar.

Saç Problemleri için Çözümler

Pazartesi, Haziran 29th, 2009

Saç Problemleri için Çözümler

Saçlarım Çok Uzun, hiçbir Şekle Girmiyor

Uzun saçlara şekil vermek zordur. Biraz daha hacimli ve dalgalı görünmesini istiyorsanız saçlarınızı yıkayıp nemini aldıktan sonra bolca köpük sürün. Ardından kalın bigudilerle saçınızı sarın. Yarım saat beklettikten sonra bigudileri açın ve parmaklarınızla şekil verin.

Saçlarım çok Cansız ve Dökülüyor

Saçların cansız olmasının en büyük nedeni yetersiz kan dolaşımı. Bu, aynı zamanda saçların dökülmesine de yol açıyor. Kan dolaşımını artırmak için günde iki kere saç derinize parmaklarınızla masaj yapın. Faydasını göreceksiniz. Taramak da farklı bir masaj yöntemi.

Saçlarım çok Mat, Parlamıyor

Saçlarınız birkaç ayda bir, ekstra bakım yapmalısınız. Çeşitli kozmetik firmalarının yoğun bakım maskelerini kullanabilirsiniz. Saç tipinize en uygun olanını kuaförünüze danışın. Ancak yoğun bakımı yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var. Mesela asla bakımı saçlarınızı yıkadıktan sonra yapmayın. Çünkü fazla bakım kremi saçları daha da matlaştırıyor.

Saçımı Yıkayacak Vaktim Yok

Dert etmeyin. Talk pudranızı saç diplerine serpiştirin. Bu, çok eski bir taktik. Bir tane de yeni taktiğimiz var: Yüz temizleme toniğini bir parça pamuğa dökün ve saç diplerinizi bununla temizleyin. Ardından saçınıza birkaç damla parfüm sürün.

Bir öneri daha: Saçlarınızı iyice fırçalayın. Ardından diplerine az miktarda saç köpüğü sürün ve kalın bigudilerle sarın. 15 dakika sonra saçlarınızı açın ve istediğiniz şekli verin.

Permamın Zamanı Doldu

Saçı permalı olan kadınlar genelde kremli şampuanlar kullanır. Permanızın süresi dolmaya başladığında bunlardan uzak durun. Çünkü kremli şampuanlar saçı ağırlaştırır, bukleleri çeker. Saçlarınızı normal bir şampuan ile yıkadıktan sonra bukleleri koruyan kremlerden sürün.

Saçımın Boyası Hemen Akıyor

Kına, boya, ya da geçici boya, mutlaka her yıkamada biraz kan kaybediyor. Bunu engellemek için son durulama suyuna bir miktar sirke karıştırın. Ekşi, boyanın akmasını engelliyor.

Saçım Çok Uzun, Tararken Zorlanıyorum

İnce telli ve uzun saçlar yıkadıktan sonra birbirlerine dolanırlar. Tararken de kişiye cehennem azabı çektirirler. Bunu önlemek için kayısı özlü şampuanlar ve saç kremleri kullanın. Kayısı özünün içindeki yağ, saçların içiçe geçmesini önler.

Saçlarım Çok Elektrikleniyor

Saçların elektriklenmesi çeşitli nedenlere bağlı. Ancak en önemli neden, yanlış yıkama ve tarama. Saçınızı çitileyerek yıkıyorsanız, elektriklenmesi ve kabarması normal. Aynı zamanda metal saç fırçaları ve kuru fırçalama saçı elektriklendiriyor.

Kullandığınız saç fırçası kıldan ya da ahşaptan olmalı. Bunu önlemek için saçınızı yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürün. Krem, saçın elektriklenip kabarmasını önler.

Saçım Hiç Fön Tutmuyor

Gerçekten de bazı saçlarda uzun fönlerden sonra bile model hemen kayboluyor. Çok ince telli ya da çok kalın telli olanlarda böyle bir sorun olabilir. Eğer saç teliniz çok inceyse hacim katan şampuanlardan kullanın. Ayrıca yıkamada saç kremini ya hiç kullanmayın ya da çok az kullanın.

Kalın telli saçlar da şekle girmekte zorlanırlar. Şampuandan sonra durulama gerektirmeyen saç kremleriyle bakım uygulayın. Fön çektirmeden önce saçınızı bir miktar köpükleyin.

Büroda Saçıma Kötü Kokular Siniyor

Sürekli kapalı mekânlarda çalışanlar böyle bir sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Odada sigara içildiğinde saçlara bu kokunun sinmemesi olanaksız. Ancak bu kokuyu yok etmek mümkün. Saçınızı biraz ıslatın, ardından güçlü bir şekilde tarayın. Başınızı öne doğru eğin ve enseden tarayın. Saçınızı iyice havalandırdıktan sonra bir miktar parfüm sıkın.

Saçlarım Kırıldı

Mutlaka bir- iki santim kestirmelisiniz. Bunun dışında özel saç bakım kremleri kırık uçları tamir eder. Saçlarınızın kırılmasını önlemek için çok sıcak kurutmamalı. Ve havluyla nemini alırken dikkatli olmalısınız. Ayrıca saç tokaları da saçları kırıyor.

Saçımı Birden Kepek Bastı

Muhtemelen şu sıralar yoğun stres altındasınız. Saç derisi aynen cildinizin diğer bölgeleri gibi strese karşı tepki verir. Cildinizi yormayacak bir kepek şampuanı sorunu çözebilir.

Saçlarımı Uzatmak itiyorum

İşini çok iyi bilen bir kuaförle geçiş dönemini kolay atlatabilirsiniz. Çeşitli ışık oyunlarıyla gölgelerle geçiş dönemini iyi bir saç modeliyle geçiştirebilirsiniz.

Saç Bakım Yöntemleri

Pazartesi, Haziran 29th, 2009

Saç Bakım Yöntemleri

Saçta Kuruluk:

Sebumun yetersiz salgılanması gibi iç etkenler veya perma, boya, sıcak kurutma, uzun süreli güneşlenme gibi dış etkenler saçlarda kuruluğa yol
açar. Bu duruma gidermenin yolu besleyici bir program uygulamaktır.
Ne yapmalı?

Eğer saçınız çok yıpranmışsa ( güneş sonrası gibi ) şampuandan önce besleyici bir ürün uygulayın. Saçınızı sıcak bir havluyla sararak, uyguladığınız üründe önerilen süre kadar bekleyin. Sıcak havlu ürünün saçınıza daha iyi nüfuz etmesini sağlar. Şampuan öncesi uyguladığınız bu bakımın avantajı, saçı daha sonraki bakımlara hazır hale getirmektir.

Daha sonra, saç tipinize uygun ve besleyici özelliğe sahip bir şampuan ile saçınızı yıkayın.

Kuru saçlar onlarla ilgilenmenize bayılır; şampuan sonrası saç kremi uygulamakta tereddüt etmeyin. Kreminizi durulama gerektirmeyen ürünler arasından da seçebilirsiniz. Bu tip ürünlerin avantajı diğer yıkamaya dek saçı dış etkenlere karşı korumasıdır.

Haftada bir kez, kuru saçlar için hazırlanmış besleyici bir maske uygulayın.

Saçınızı çok sıcak kurutmayın. Eğer güneşleniyorsanız, şapka veya bandana kullanın ya da güneşten koruyucu bir ürün uygulayın.

Saçınızı hiç bir zaman sert bir şekilde fırçalamayın. Kuru saçlar kırılmaya çok meyillidir. Fırçalamadan önce saçınızın kolay taranmasını sağlayacak ürünler kullanmaktan çekinmeyin. Saç fırçanızı ise yumuşak ve doğal kıllı olanlardan seçin. Saçın doğal korunmasını köklerdeki sebum salgısı sağlar. Saçınızı kökten uca doğru fırçalayın böylece sebumun saç boyunca yayılmasını sağlamış olursunuz.

Kuru saçlarda saç uçlarında çatallaşmalar yani kırıklar çok sık görülür. Saç uçları köklere göre daha hassas ve kırılgandır. Onları düzenli olarak kestirin.

Saç Dökülmesi:

Günde 100 kadar saç teliniz dökülüyorsa huzursuz olmayın. Bu dökülme yeni çıkan saçlarla dengelendiği için gayet normal. Saçlarınızın sağlığını korumaya devam etmeniz yeterli.

Normal sınırların dışında bir saç dökülmesi yaşıyorsanız, mutlaka önlem almanız gerekiyor. Eğer bir saç hastalığınız yoksa, normalden fazla saç dökülmesinin genellikle 3 nedeni vardır:

- İlkbahar ve sonbahardaki iklim değişimleri.
- Hamileliğe bağlı hormonal değişiklikler ( özellikle doğumdan sonraki 3 aylık dönem)
- Bilinçsiz olarak uygulanan zayıflama rejimleri.

Ne yapmalı?

Saç dökülmesini engellemek için en az 3 ay bakım uygulamanız gerekir. Ayrıca bu bakımı beslenme ile de takviye etmelisiniz. Unutmayın, saç kökünün beslenmesi yediklerimizle doğrudan ilişkilidir. Özellikle H, B5, B6, çinko gibi saçı besleyen vitamin, mineral ve besinlerden mahrum kalmayın.

Saçınızı saç yapınıza uygun ve sık yıkama için hazırlanmış bir şampuanla her gün yıkayın.

Bebek şampuanı kullanmayın. Büyüklerin saçları için yetersizdir.

Haftada bir kez mutlaka besleyici ve nemlendirici maske uygulayın. Bu, saçınızı hem dışarıdan gelecek zararlı etkenlere karşı korur hem de kuvvetlendirir.

Güneşlenme, havuz ve deniz sırasında koruyucu ürün kullanın.

Parlaklık Kaybı / Mat Saçlar:

Saç, gün boyu, kireç, sigara dumanı, yağmur ve hava kirliliği yüzünden tozlanıp kirlenir. Bir de bunlara uzun süreli güneşlenme, sıcak kurutma, perma ve boya gibi etkenler eklenince saçın yapısında değişiklikler oluşmaya başlar. Su ve sebum yetersizleşir. Korunmasız kalan saç parlaklığını kaybeder ve donuklaşır.

Saçınıza eski parlaklığını kazandırmak, ışığı daha iyi yansıtmasını sağlamak için özel bir program uygulamanız gerekir.

Ne yapmalı?

Öncelikle, saçınızı gün boyu birikmiş kirden arındırmak için köklerden uçlara doğru iyice fırçalayın.

Daha sonra, saç tipinize uygun bir şampuanla yıkayın. Böylece saçınızdaki kireç ve kirlilik yok olacak, saç telleriniz kayganlaşacak, saçınız parlamaya başlayacaktır.

Şampuandan sonra saç telleriniz parmaklarınızın arasında gıcırdayana dek ılık su ile durulayın. Durulamanın sonunda, saçınıza soğuk su tutun. Soğuk su, saç tellerinize canlılık ve dirilik verecektir.

Saçınızı derinlemesine tazelemek ve parlaklığına kavuşturmak için haftada bir kez parlaklık verici özel bir maske uygulayın.

Daha parlak bir görünüm istiyorsanız, saçınızı kurutup şekillendirdikten sonra parlatıcı bir spray sıkın.

Esnaklik Kaybı:

Saçınız elleyince bir köpüğü andırıyorsa, şekil vermekte zorlanıyorsanız, canlılığını, diriliğini ve gücünü kısaca esnekliğini yitirmiş demektir.
Esneklik kaybı her tip saçta görülebilir. Nedeni ise, genellikle, stres, sigara, uykusuzluk gibi sağlıksız bir yaşam ve dengesiz beslenmedir. Sizin canlılığınızı yok eden bu kötü koşullar saçınızı da etkiler. Çözüm, vitaminler ve enerjidir. Ciddi bir şekilde bakım programı uygulamanız gerekir.

Ne yapmalı?

Saçınızı, saç tipinize uygun olarak seçtiğiniz şampuan ile dönüşümlü olarak, enerji verici özel bir şampuan ile de yıkayın.

Şampuan sonrası, vitaminler açısından zengin, canlandırıcı özelliğe sahip bir yıkama maskesi uygulayın. Uygulama sırasında saç diplerinize masaj yapın. Masaj sırasında sert olmayın, küçük basınçlar uygulayarak kan dolaşımınızın hareketlenmesini sağlayın.

Saçınızı mümkün olduğunca kendi kendilerine kurumaya bırakın. Eğer sıcak kurutma yapmak durumundaysanız, saç kurutma makinesini saçınızdan 30cm. uzakta tutun.

Şekil vermek için canlılık ve enerji veren ürünler kullanın. Seçtiğiniz ürünlerin sprey, köpük ve su gibi hafif yapıda olmalarına özen gösterin.

Saçınızdaki esneklik kaybının genellikle iç nedenlerden kaynaklandığını unutmayın. Dengeli beslenin ve vitamin alın. Özellikle B vitamini saçlara canlılık verir.
* B vitamininin en çok bulunduğu besinler: Tahıllar, baklagiller, fındık, çay, süzme bal, bira mayası, ıspanak, bezelye, fasulye, karnıbahar, lahana, süt, yumurta, kırmızı et, karaciğer, böbrek ve balık.

Hacimsiz Saçlar:

Saçınızı fazla hacimsiz mi buluyorsunuz? Bunun iki nedeni olabilir: ya saç tellerinizin incedir ya da normal kalınlıktadır ama çok düz oldukları için
kabarmazlar. Saç telleriniz inceyse onlara hacim kazandırmak için ince saçlar için özel olarak üretilmiş ürünler tercih etmelisiniz. Saçınız çok düzse onu ağırlaştıracak ürünlerden uzak durun ve saçınızı hacimli gösterecek modeller uygulayın. Örneğin, uzun saç daha ağırdır ve ağırlığından dolayı kısa saça göre daha hacimsiz görünür.

Ne yapmalı?

Saçınızı hacim kazandırıcı bir şampuan ile yıkayın. Kremli şampuanlardan kaçının.

Şampuandan sonra, hacim verici bir yıkama maskesi uygulayın.

Saçınızı havluyla hafif friksiyonlar yaparak kurulayın. Böylece saçınız tel tel ayrılacak ve kabaracaktır. Kurutma makinesi kullanıyorsanız, parmaklarınızla saç köklerinizi ayırarak kurutun.

Eğer saç telleriniz inceyse ince telli saçlar için hazırlanmış bir serum uygulayın.

Saçınıza şekil verirken hacim artırıcı spray veya köpüklerden yararlanın.

Saç Dökülmesini Önlemek

Pazartesi, Haziran 29th, 2009

Saç Dökülmesini Önlemek

Saç dökülmesini önlemek için evde uygulayabileceÄŸiniz doÄŸal tedaviler…

1) Elma sirkesi ve adaçayı ile durulamak saçların daha hızlı büyümesine neden olur.

2) Ginko biloba baş derisinin kan dolaşımını artırır. Kanlanmasını sağlar.

3) Atkuyruğu (vegetal silica)silisyum kaynağıdır. Silisyum saçların daha kuvvetli ve parlak görünmesini sağlar.

4) Yeşil çay, pygeum ve saw palmetto,ısırgan (nettle) saç dökülmesini önleyecek maddeleri içerir.

5) Çay ağacı yağı (tea tree oil)saçın dökülmesine neden olan bakteri ve miteları öldürür . Çay ağacı yağı saça 10 damla damlatılır,başa masaj uygulanır ve şampuanla yıkanır.

6) Bol bol meyve ve sebze ve az miktarda nişasta yiyin.Meyve ve sebzeler bol miktarda flavonoid ve antioksidan içerirler bu da saç foliküllerini korur ve saçın büyümesini sağlar.

7) Biotin içeren soya türü yiyecekler yiyin yada tablet olarak alın. Biotin sağlıklı saç ve deri için gereklidir. Bazı erkeklerin saç dökülmesini engeller. Biotin için bira mayası,kahverengi pirinç,bulgur,bezelye,mercimek,yulaf,soya,ayçiçeği,ceviz yiyebilirsiniz.

8) Güneşin zararlı etkilerinden saçınızı koruyunuz. Çok güneş altında kalmak ve çok deniz suyunda kalmak saçlarınıza zarar verir.

9) Saçlarınızı yıpratmaktan kaçının,asla fırça , sık dişli tarak kullanmayın. Islaklığını havlu ile nazikçe alın. Ve asla saç kurutma makinesi veya herhangi bir saç ısıtma makinesi kullanmayın. Bırakın kendi kendine kurusun.Mutlaka saç kurutma makinesi kullanmanız gerekiyor ise en düşük ısıda ve en düşük hızda kullanınız. Islakken saçlarınızı taramayın, ıslak saç kolay kırılır.

10) Acımasız diyetlerden kaçının , bu sağlığınız ve saçınız için uygun olmayabilir.

11) Özellikle soyadan yapılan yiyecek gruplarını tüketin. Soya taneleri, tempeh(fermente bir soya ürünü), tofu (soya loru) mutlaka beslenmenizde olmalı. Soya katkılı yiyecekler saç dökülmesi ile direk ilişkili bir hormonu ( dihidrotestesteron) düzenleyerek saç dökülmesini engeller.

12) Asla çiğ yumurta yemeyin, salmonella enfeksiyonu için çiğ yumurta büyük risk taşır. Ama yüksek miktardaki avidin biotini dokuya bağlar ve absorbsiyonunu artırır.

13) Her gün saç derinize masaj yapmayı ihmal etmeyiniz. Masaj için saç derisini besleyici yağlar kullanabilirsiniz.

14) Biotin ve silisyum içeren lokal saç ürünlerini kullanınız. Aloe vera ,vitamin C ve E ve jojoba yağı da saç için iyidir. Hacim vericiler papatya, kadife çiçeği,ginseng ve çarkıfelek çiçeği saçlarınızın güzel görünmesini sağlar.

Bunları kullanırken dikkat ediniz çünkü bu kimyasallar sık sık alerjik reaksiyonlar göstermektedir. Bunları seçerken doğal olup olmadıklarına ve pH’larının ayarlanmış formüle sahip olup olmadıklarına dikkat ediniz. Bir çok doğal sağlıklı gıda bu maddeleri içerir.

15) Saç ıslak olduğunda kırılgandır saçınızı nazikçe havlu ile kurulayınız.

16) Yüksek miktarda A vitamini alınması saç dökümünü tetikler. A vitamini alımı kesilerek bu problem çözülebilir. A vitamini gereksiniminizi Beta Caroten olarakta karşılayabilirsiniz.

Eğer yüksek miktarda saç kaybınız varsa bir uzmana danışın

Saç neden dökülür. Saç dökülme nedenleri nelerdir

Pazar, Haziran 28th, 2009

Saç Neden Dökülür?

Saç dökülmesi erkeklerde ve kadınlarda psikososyal bir rahatsızlık yaratmaktadır. Camacho’nun araÅŸtırmalarında Kadın Tipi Saç Kaybı (FPHL) gözlemlediÄŸi vakalarında %55 oranında depresyona meyil tespit etmiÅŸtir. Erkek Tipi Saç Kaybı (MPHL) vakalarında ise %78 kaygı (anxiete) ve %22 daha saldırgan davranış yapısı gözlemlemiÅŸtir. Saç kaybı tedavi edilebildiÄŸinde ise kadınlarda %89, erkeklerde ise %76 oranında diÄŸer ÅŸikayetlerde düzelme olmuÅŸtur.

Peki bizleri bu kadar sıkıntıya sokan saç dökülmesinin sebebi nedir? Aslında bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Saç dökülmesi erkeklerde ve kadınlarda multifaktöriyeldir, yani birçok faktör beraber rol almaktadır.

Erkek Tipi Saç Kaybı (Male Pattern Hair Loss)
Erkeklerde saç dökülmesinin en sık ve en önemli sebebi androjen hormonudur. Malesef saç kaybının baÅŸlama yaşı giderek küçülmektedir. Ergenlik çağında baÅŸlayan saç dökülmesinin farkedilebilir düzeye gelebilmesi için yaklaşık %50′lik bir kaybın oluÅŸması gerekmektedir. Bu sebeple, saç dökülmesine eÄŸilimi olan kiÅŸilerde erken görüntüleme testlerinin, saç analizi ile elde edilen anajen/telojen oranlarının ve ailesel yatkınlığın beraber deÄŸerlendirilmesi çok önemlidir.

Erken düzeyde tespit edilebilmiş saç dökülmesi olan bir erkekte anti-androjenik bir tedavi ve diğer tedavi seçenekleri ile dökülmeyi yavaşlatmak olasıdır. Bazı durumlarda dökülme eğilimi olan incelmiş saçların bile tekrar kalınlaşarak hacim kazanması mümkün olabilmektedir (%67).

Saçın ön çizgisindeki en ufak geri çekilmeyi (Norwood Tip II) saç dökülmesi olarak kabul edersek, Hamilton’ın çalışmalarına göre 50 yaşındaki bir erkekte saç dökülme sıklığı %98′ken Norwood’a göre bu oran %67′dir.

Tedavinin, saç dökülme seviyesinin erken aşamalarında başlatılmasının önemi giderek artmaktadır.

Erkek Tipi Saç Kaybına (MPHL), Androgenetik Alopesi denmesinin temel nedeni “Andro” yani androjenlere (testesteron, dihidrotestesteron, androstenedion) baÄŸlı olarak genetik geçiÅŸ göstermesidir.

Kalıtımsal olarak birçok farklı genin saç dökülmesinde rol oynadığı düşünülmektedir. Bu faktörlerden bir tanesi 5-alfa-redüktaz enziminin üretildiği gen iken (hem anneden hem babadan geçiş gösterir), diğer önemli faktör ise X kromozomu üzerinde bulunan ve sadece annemizden bize aktarılan Androjen reseptör geninde meydana gelen ve reseptörün yapısında değişimlere neden olan genetik değişimlerdir.

Bu genler içerisinde Androgenetik alopesi ile en güçlü ilişkisi gösterilen gen, annemizden bize aktarılan androjen reseptör genidir. Bu durum her ne kadar baba ile oğul arasında gözlenen benzerliği açıklayamasa da, Androjene Duyarsızlık Sendromunda (Complete androgen insensitivity syndrome) erkek tipi saç kaybının gözlenmemesi ile desteklenmektedir.

Erkeklerin kanındaki androjenlerin büyük bölümünü Testesteron oluÅŸtursa da, saç dökülmesinde baÅŸ rolü testesteronun metaboliti olan dihidrotestesteron (DHT) oynar. 5-alfa-redüktaz enzimi, testesteronu daha aktif olan DHT’ye dönüştürür. DHT ise androjen reseptörüne tutunarak beraberce saç folikül hücresinin çekirdeÄŸine girip DNA’ya baÄŸlanır. DNA’ya baÄŸlanarak üretilmesi saÄŸlanan yeni proteinler ise saçın doÄŸal siklusunu bozar. Saç önce incelir (minyatürizasyon) sonra pigmentini kaybederek cilt içinde yükselip dökülür.

5-alfa-redüktaz enziminin bilinen 2 farklı tipi mevcuttur. Tip I; cilt, böbrek, karaciğer ve beyin hücrelerinde bulunur ve fonksiyonu tam olarak belirlenememiştir. Tip II ise, kafa derisindeki saç foliküllerinde ve prostatta bulunur. Finasterid tedavisi işte bu tip II enzimi etkileyerek saç dökülmesini azaltmaktadır.

Saç ekiminde verici bölge (donor area) olarak kullanılan alanlardaki saç folikülleri aynı DNA yapısına sahip olmasına rağmen, androjenik faktörlerden etkilenmemektedir. Bunun sebebine yönelik farklı görüşler bulunmaktadır (örneğin DNA metilasyonu gibi epigenetik faktörlerde olabilecek farklılıklar). Bu konuda yapılacak çalışmaların saç dökülmesini durduracak etkili bir tedavi için en önemli nokta olduğunu düşünüyorum.

Erkek tipi saç kaybının (MPHL) sınıflandırılmasında farklı skalalar kullanılmakla beraber, 1941 yılında sunulan Hamilton-Norwood sistemi en popüler ve kabul edilmiş olandır.

Kadın Tipi Saç Kaybı (Female Pattern Hair Loss)
Genel olarak kadınlarda saç kaybı sorununun erkeklere oranla daha az olduğuna inanılır. Son dönemde kadınların saç kaybından giderek daha fazla şikayetçi olduğunu gözlemliyorum. Hamilton yaptığı çalışmalarda 50 yaşına gelmiş kadınların saç kaybına uğrama oranını %86 olarak rapor etse de, diğer araştırmacılara göre bu oran %6 civarındadır.

Androjenlere baÄŸlı saç kaybı kadınlarda görülse de bu oran erkeklere kıyasla oldukça düşüktür. Androjen salgılayan tümörler (böbreküstü bezi vb…), ya da polikistik over gibi altta yatan sebepler androjen dengesini deÄŸiÅŸtirerek dökülmeye sebp olabilir. Bu gibi durumlarda adet düzensizliÄŸi (menstruational cycle disturbance), kıllanma artışı (hirsutism), akne gibi oluÅŸumlar tabloya eÅŸlik eder.

Kadınlardaki saç kayıpları genelde erkeklerden farklı olarak ön saç çizgisinden başlamaz. Midscalp dediğimiz ara bölgeden başlayarak yayılır. Önce zayıflayan saç giderek incelir ve seyrelmeye başlar.

Kadın Tipi Saç Kaybında (FPHL) genetik yatkınlığın en önemli faktör olduğunu düşünüyorum. Bununla beraber demir eksikliği, tiroid hormonunun fazla ya da az salınımı, B vitamini, çinko ve magnezyum eksikliği, dengesiz diyetler, diffuse alopecia areata, kronik telogen effluvium, hamilelik sonrası, kronik hastalıklar, kendi saçını koparma (trichotillomania), Lupus (SLE) ve özellikle ciddi psikolojik stres sıkça karşılaşılan sebeplerdir.

Kadın tipi saç kaybını ilk olarak Ludwig I, II, III olarak sınıflandırmıştır. Daha sonra Olsen yeni bir sınıflandırma yaparak erken dönem ve post menopozal olarak saç dökülme karakterlerini ayırmıştır.

Erkeklerde Saç Dökülmesi

Pazar, Haziran 28th, 2009

Erkeklerde Saç Dökülmesi

1. GENETİK FAKTÖRLER

Androgenetik saç dökülmesi kişinin kromozomlarında belli bir genetik kodun olmasına bağlıdır. Bir veya daha fazla gen üzerinde taşınan bu kod anne veya babadan kalıtılabilir.

Toplumda kellik anne tarafından aktarılan bir genin erkek çocuklarda tanımlanmasıyla ortaya çıktığı şeklinde yaygın bir inanış vardır. Androgenetik saç dökülmesi olan hastaların kromozomlarının genetik incelemesi bu inanışın iki bakımdan yanlış olduğunu ortaya koymuştur: Öncelikle, androgenetik saç dökülmesi otozomal dominant olarak kalıtılmaktadır, yani sorumlu gen(ler) anneden veya babadan gelebilmektedir. İkinci olarak, bu genetik kod hem erkeklerde, hem de kadınlarda tanımlanabilmekte, dolayısıyla hem kız, hem de çocuklar ileride bu tip saç dökülmesine maruz kalabilmektedir.

Üzerinde ısrarla durulması gereken bir nokta da sorumlu gen(ler)i taşıyan herkeste androgenetik saç dökülmesinin gerçekleÅŸmeyeceÄŸidir. Bir genin aktif olabilmesi için kiÅŸinin vücudunda “tanımlanması” gerekir. Belli bir genin tanımlanması ise hormonlar, yaÅŸ, stres düzeyi vs. gibi pek çok faktöre baÄŸlıdır. Dolayısıyla eÄŸer bir kiÅŸinin saçı dökülmüyorsa bunun iki sebebi olabilir: Ya o kiÅŸi saç dökülmesinden sorumlu gene sahip deÄŸildir, yahut varolan gen tanımlanmamıştır.

Androgenetik saç dökülmesinden tek başına sorumlu olan gen veya gen kümesi henüz keşfedilememiştir. Fakat bilim adamları bu gen(ler)in erkeklik hormonlarının, 5-alfa redüktaz enziminin ve saç köklerindeki androjen reseptörlerinin sentezinde etkili olduğundan şüphe duymamaktadırlar. Bunlar erkek tipi saç dökülmesinde rol oynadığı bilinen üç ana faktördür. 5-Alfa redüktaz enzimi bir erkeklik hormonu olan testosteronu daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona (DHT) çevirir. DHT de saç köklerindeki androjen reseptörlerine bağlanarak etkisini gösterir.

Genetik mühendisliği ve tıbbi genetikteki gelişmeler sayesinde erkek tipi saç dökülmesinden sorumlu olan gen(ler) fazla uzak olmayan bir gelecekte bulunacaktır. Bu buluş bize sadece androgenetik saç dökülmesini tedavi etme imkanı değil, aynı zamanda bunun ileride ortaya çıkma riskini yeni doğan bir bebekte bile tespit etme olanağı verecektir.

2. HORMONAL ETKİLER

Androgenetik saç dökülmesinin oluÅŸum mekanizmalarında rol oynayan hormonlar androjenler olarak da adlandırılan erkeklik hormonlarıdır. “Androjenler nasıl kellik yapar?” sorusunun cevabını vermek çok da kolay deÄŸildir. Androjenler pek çok yaÅŸamsal mekanizma üzerinde önemli etkilere sahiptirler. Etkilerini diÄŸer hormonlar gibi hücre zarı üzerindeki veya hücre içindeki reseptörlere baÄŸlanarak gerçekleÅŸtirirler. Bir saç kökünü farklı türden androjenler etkileyebilir ve vücudun farklı bölgelerindeki saç kökleri aynı androjene farklı cevaplar verebilir. ÖrneÄŸin, koltuk altındaki kılların büyümesini saÄŸlayan androjenler, kafa derisindeki saçların dökülmesine neden olmaktadır.

Saç dökülmesi sürecinde iki tip androjen rol oynar. Bunlar testosteron ve dihidrotestosterondur (DHT). Dihidrotestosteron adından da anlaşılacağı üzere bir testosteron türevidir. 5-Alfa redüktaz enziminin görevi göreceli olarak inaktif olan testosteronu, daha aktif bir formu olan dihidrotestosterona çevirmektir. DHT saç kökleri üzerindeki her tip androjen reseptörüne kolaylıkla bağlanıp kuvvetli etkisini gösterebilir. Testosteronun da saç kökleri üzerinde etkisi vardır, fakat bu DHT`ninkinden çok daha zayıf bir etkidir. Dolayısıyla saç köklerinin içinde ve çevresinde, özellikle dermal papillada çok sayıda bulunan 5-alfa redüktazın androgenetik saç dökülmesi sürecinin anahtar enzimi olduğu söylenebilir.

Bu iki hormonun saç köklerindeki reseptörleriyle etkileşmeleri kafa derisini kaplayan saçlarda bir takım değişimlere neden olur. Zaman içinde terminal saçların büyüme (anajen) evreleri kısalır. Katajen (ara) ve telojen (dinlenme) evrelerinin sürelerinde bir değişiklik olmadığından, sonuç olarak dinlenme dönemindeki saç köklerinin sayısı ve oranı artar. Katajen ve telojen dönemindeki köklerin normalde %10 olan oranı %20`ye çıkar. Daha fazla saçın dinlenme döneminde olması da, daha fazlasının dökülmesi sonucunu doğurur. Etkilenen saç kökleri kısalır ve incelir. Bunun sonucu olarak buralardan daha ince, kısa ve zayıf saçlar çıkar.

Her erkek ve kadında androjen hormonları ve bunların reseptörleri mevcut olduğu halde niçin herkeste saç dökülmesi görülmediği sorulabilir. Bu sorunun gerçekten tatmin edici bir cevabı yoktur. Yine de bazı fikirler öne sürülmektedir ve bunların başlıcalarına aşağıda kısaca değinilmektedir:

Androgenetik saç dökülmesi olan kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörlerinin sayısı normalden fazladır. Bunun sonucu olarak kanlarındaki androjen düzeyi normal olmasına rağmen, androjenler bu kişilerin saç folikülleri üzerinde daha belirgin bir etki yaratmaktadırlar.

Saçı dökülen kişilerin saç köklerindeki androjen reseptörleri normalden daha hassastır. Bu da kanda normal düzeyde bulunan androjenlerin saç köklerini daha fazla etkilemesine neden olmaktadır.

Saçların döküldüğü bölgelerde 5-alfa redüktaz enziminin aktivitesi daha yüksektir. Dolayısıyla buralarda daha fazla testosteron dihidrotestosterona çevrilmektedir. DHT`nin testosterona oranı ne kadar büyük olursa saç dökülmesi de o kadar hızlı olur.

3. YAŞAM KALİTESİ VE YAŞLANMA

Kişilerin Normal uyku düzeneği ve beslenme dengesinden çalışma ve yaşam sıtandartlarını sürdürmesi sonucu vücudun kendini yenileme yeteneğini kaybederek normalden çok daha düşkün ve yıpranmış bir hale gelmesi ile oluşur. Yaş ise bunu tetikler

4- DERİ HASTALIKLARI

Mantar ve yağ salınım rahatsızlıklarının tamamında saç dökülmesi görülebilir.

5-İLAÇ KULLANMAYA BAĞLI DÖKÜLMELER

Kemoterapik ilaçların ve troit gibi hormon replesman ilaçlara bağlı dökülmeler olur

6-DAHİLİ HASTALIKLAR

Kanser gibi sistemik etkileri olan hastalıklar sonrasında saç dökülmesi görülebilir.

7-TRAVMALAR

Yanıklar, fiziksel yaralanmalara,radyasyona maruz kalan kişilerde saç dökülmesi olabilir.

Neden? Suçlu Genler!..
Erkek tipi saç dökülmesi genellikle kalıtımsaldır ve birçok erkek için gerçek bir endişe kaynağıdır.Erkek bu özelliği annesinin ve babasının soy ağacındaki bireylerden alır. Eğer genetik olarak saçınızı kaybetmeye programlandıysanız ve saç kaybınız için hiçbir şey yapamıyorsanız uzun dönemde saçınızı koruma şansınız çok azdır.
Erkek tipi saç dökülmesi normal saç döngüsünün dışında bir durumdur. Androgenetik alopesi, adından da anlaşılacağı üzere genetik nedene bağlıdır.

DHT: “Kötü” Testosteron:
DHT vücuttaki pek çok erkeklik hormonundan biridir. DHT bir erkeğin yaşamının erken dönemindeki gelişim aşamalarında önemlidir; ancak, erkekler yaşlandıkça saç dökülmesinin nedeni haline gelmeye baslar. DHT saç folikülünü gözle görülebilir saç üretemeyecek şekilde küçültür.DHT erkek tipi saç dökülmesinde önemli bir rol oynar. DHT `nin Oluşumu DHT`nin saç folikülüne etkisi erkek tipi saç dökülmesi DHT (dihidrotestosteron)`un kil foliküllerine olan aktivitesinden kaynaklanmaktadır.
İnsan saçı normalde büyüme, dökülme ve yeniden büyümeyi içeren bir döngüyü izler. Ancak artmış DHT düzeylerinin büyüme evresinin kısalmasına ve saçın dökülmesi için gereken sürenin kısalmasına katkıda bulunduğu düşünülmektedir, . Bu durum saçların cılızlaşmalarına yol açar.DHT`nin katkısının olduğu durumlar;
Saçın büyüme evresinin kısalması
Saç foliküllerinin ilerleyen minyatürizasyanu
Terminal saç sayısında azalma
DHT`yi Baskılamak Artık Mümkün.DHT miktarı azaltılarak erkek tipi saç dökülmesinin önlenebildiği ve bazı erkeklerde saçın tekrar büyüyebileceği yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Bu bulguların sonucunda, bilim adamları yeni bir tedavi geliştirmişlerdir. Bugün erkek tipi saç dökülmesini önlemek için için daha önce hiç olmadığı kadar çok seçenek vardır.